Yazar Serkan ŞAŞMAZ
Eskiden bir şeyi öğrenmek için okuluna gitmek gerekirdi. Bu
değişecek gibi duruyor. Çünkü siz okula değil, okul size gelecek. Değişen ne
oldu? İletişim teknolojilerindeki beklenmedik gelişmeler dünyayı algılamamızı
değiştiriyor. Artık sanal dünyadan bahsediyoruz. Eğitim sistemi de bu
değişimden payını alıyor. Bugün bilgi toplumu sürecini yaşıyoruz. Bilgi
toplumuna geçilmesinde ise bilgisayar teknolojisinin en hızlı büyüyen alanı
olan internet çok önemli bir rol oynadı.
Eğitimin hedefi bilgi birikiminin yanında toplumun
kültürünü, değerlerini ve geleneklerini de yeni kuşaklara aktarmaktır. Bilgi çağında
eski değerlerin ve standartların değişmesi kaçınılmaz. Bunun da kanımca
eğitimde şu etkilerini göreceğiz:
1) Okul bireye değil, gruba yönelik eğitim yapar. Eğitim
planı da müfredatla belirlenmiştir. Yeni toplum düzenine uymak için müfredat
değişikliği kaçınılmaz olacak. Her okul bilgi çağının gerektirdiği insan gücünü
yetiştirmek üzere müfredatını yenilemek zorunda kalacak.
2) Yetiştirilen öğrencilerin nitelikleri değişecek. Öğrenci,
bilginin sürekli değişmesi nedeniyle devamlı öğrenen ve kendini yenileyen kişi
olmak zorunda kalacak. Araştırıcılık özelliği gelişecek. O kadar bilgi
arasından doğru bilgiyi bulması için eleştirel düşünme yeteneğine sahip olması
gerekecek. Eleştirel bakış gelişecek.
3) Bireysellik artacak. Yeni çağın öğrencilerinin kendi
başlarına çalışan ve öğrenen bir sistem içinde yetişmesi gerekecek. Öğrencinin
gerektiği zaman bilgiyi bulmayı, onu kullanmayı ve üretmeyi öğrenecek. Ezberci
eğitim kalkacak.
4) Yaparak yaşayarak öğrenme gerçekleşecek. Kimya
derslerinde deneyler simülasyonlarla olacak. Resim derslerinde sanal
gezintilere çıkılacak, örneğin modern ressamları öğrenirken Newyork’taki modern
sanatlar müzesine sanal turlar yapılacak. Başka yollarla yaşayarak
öğrenemediğimiz konuları uygulayarak öğreneceğiz.
5) Okulların fiziksel yapısı değişecek. Okullarda Bilgisayar
Destekli Eğitim verilecek ve İnternet Kütüphaneleri olacak hatta çok uzun
vadede sadece sanal sınıflarda eğitim yapılacak, okul diye bir yer olmayacak.
6) Okul-üniversite-sanayi yakınlaşması gerekecek. Değişen
sanayi kendi online eğitimini veren okullar kuracak. Örneğin, IBM şirketi kendi
personelini eğitecek okulunu açacak.
7) Sektörel değişiklikler olacak. Yeni sektörler doğacak.
Okul taşımacılığı, okul formaları yapan firmalar, catering firmaları hatta
belki müteahhitlik firmalarına daha az ihtiyaç olacak. Kırtasiye malzemeleri
tüketimi azalacak.
8) Sınırlı fiziksel kapasiteleri olan binalar yerine
sınırsız sanal uzayda eğitim yapılacak. Zamanla yollarda önlüklü ve beyaz
yakalı çocuklar göremeyeceğiz. Öğrenciler evden eğitim kavramı ile tanışacak.
9) Okullarda internet üzerinden sanal sınıf uygulamaları
başlayacak. Dersanelerin ve özel ders veren öğretmenlerin yaptığı destek
görevini çevrimiçi yapacak siteler gelişecek. Bilgisayar ağları üzerindeki web
temelli öğretimde, geleneksel öğretimde öğrencilerin karşılaştığı bazı öğretim
metodu engelleri de ortadan kalkacak ve daha özgür bir eğitim ortamı oluşacak.
Genel olarak yaşam kalitesi artacak ve daha bilgili bir
toplum olacağız. Bunlar bir yana, girdiğimiz bu yeni çağda teknoloji öyle hızlı
ilerlemekte ki, neredeyse üniversiteyi bitirdiğimiz gün tüm öğrendiğimiz
bilgiler eskimekte. Sürekli eğitim ya da gerektiğinde gereken konuların eğitimi
bir süredir gündemimize girmiş bulunmakta. Şurası kesin ki, önümüzdeki yıllarda
en azından bazı uzmanlılarda büyük değişiklikler yaşanacak. Üniversitenin o
dört yıllık sihirli rakamı azalır mı, sekiz artı üç yıllık temel eğitim süresi
kısalır mı? Bu aşamada kesin bir yanıt bulamayız ama eğitim süreleri kısalacak.
Teknolojik ilerlemeler tüm bu zamanı ortadan kaldırabilirse, çok daha fazla
bilgiyi çok daha kısa sürede özümseyebilecek miyiz? Bunun yanıtı büyük bir
ihtimalle "evet" ve bu nedenle ileride 15-16 yaşlarında doktor,
avukat, mimar veya bilgisayar mühendislerimizin olması kaçınılmaz görünüyor.
Sizce?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder